Ozon Terapi

                                                                                       OZON NEDİR ?

 
    
                                 
 
Gökyüzünün mavi renginin kaynağı olan ozon oksijenin yüksek enerjili halidir. Ozon üç oksijen atomundan oluşur. O3 oda sıcaklığında renksiz, karakteristik kokusu olan fırtınalı havalardan sonra yüksek yerlerde ve deniz kıyılarında hissedilir.
 
Ozon, atmosferdeki stratosfer tabakasındaki en önemli gazlardan biridir. Ozondan oluşan ozonosfer, güneşten gelen ve tehlikeli olan morötesi ( UV ) ışınların enerjisini emerek yeryüzüne ulaşmasını engelleyen bir filtredir. 
Ozon ilk kez Fr.Schönbein tarafından ilk kez 1840 yılında keşfedilmiştir.
 
Çok güçlü okside etme ve çok etkili dezenfekte etme özelliği sayesinde, dünya çapında içme suyu sağlayan arıtma tesislerinde mikrop öldürücü olarak kullanılır. Ayrıca dünyada tekstil ve diğer birçok sektörde endüstriyel ozon kullanımı hızla artmaktadır.
 
Aktif oksijen molekülü olan ozon gazı kullanılarak yapılan iyileştirici tedavileri “ozon terapi” denir. Ozon terapi, bilimsel kurallara uygun ve hijyenik uygulandığı takdirde tamamen güvenli ve etkili bir uygulamadır. Ozon diğer tedavilere ek olarak uygulanır alternatif değil tamamlayıcı tedavi grubuna girer.
 
Medikal Ozon Tedavisi
 
En saf O2 ve saf ozondan oluşan karışma Medikal Ozon denir. Bu karışım oran olarak %0.5 ozon %99.5 Oksijen ile %5 ozon %95 oksijenden oluşan konsantrasyon aralığında mikrogram/ml olarak ifade edilir. Yapılacak tedaviye göre 1-100 mikrogram/ml konsantrasyonda ozon+oksijen karışımı medikal ozon olarak tedavide kullanılır.
 
Medikal Ozon Tedavisinin Özellikleri ve Etkisi
 
Medikal ozon bakteri ve mantar öldürücü, virüs çoğalmasını önleyici özelliği ile enfekte olmuş yaraların dezenfeksiyonunda, bakteri ve virüslerin sebep olduğu hastalıkların tedavisinde kullanılır. Kan dolaşımını arttırma yeteneği sayesinde, dolaşımla ilgili bozuklukların tedavisinde, organik fonksiyonların yeniden canlanmasında etkilidir.
 
Düşük dozlarda kullanıldığında, vücudun direncini arttırır, bağışıklık sistemini harekete geçirir.
 
Ozon tedavisi vücutta hastalıklara yol açan mikroorganizmaları ve toksinleri yok ederek vücudun arınmasına yardımcı olur. Ozonun kırmızı ve beyaz kan hücrelerinin metabolizma aktivasyonu etkisi ile iş hayatındaki stres, yoğun çalışma temposu, zihinsel ve bedensel kronik yorgunluk ozon ( O3 ) tedavisine çok iyi yanıt verir.
 
Ozon tedavisinin uygulama alanı çok geniştir. Herhangi bir şikayeti olmayan kişiler de ozon alabilirler. Bağışıklık sistemini güçlendirdiğinden ve hücrelerin oksijenlenmesini artırdığından dolayı yaşlanmayı geciktirir ve kişileri hastalıklara karşı güçlü kılar. Bu nedenle hiçbir sağlık sorunu olmayan kişilere de 10-15 seans ( bir kür ) ozon almaları önerilebilir.
 
                                            
 
Medikal Ozon Tedavisi Hangi Hastalıklarda Uygulanır?
 
                                           
 
Ozon gazının hücresel ve metabolik düzeydeki etkilerinden dolayı; uyku düzensizliği, kronik yorgunluk, depresyon, cinsel istekte azalma, erkan yaşlanma, dikkat ve konsantrasyon azalması ve yoğun stres ve baskıya bağlı pek çok durumda yaygın ve başarılı bir şekilde uygulanmaktadır.
 
Ayrıca ozon tedavileri, alerjik hastalıklar, romatizmal hastalıklar, kanser ve kemoterapi uygulamaları ile birlikte, karaciğer ve cilt hastalıkları, kozmetik sorunlar, yaşlanma ve yaşa bağlı görme bozuklukları, diabet, tansiyon ve hiperkolesterolemi tedavilerine ek olarak, ülserler, yanıklar ve cinsel fonksiyon bozukluklarına kadar çok geniş bir alanda uygulanabilme şansı söz konusudur.
 
Detoks (Toksinlerden Arınma) 
 
Çeşitli nedenlerle vücudumuza girmiş bulunan çeşitli kimyasal ve biyolojik atıkların uzaklaştırılması, zararsız hale gelmesi ozon tedavi ile sağlanabilir. Yediklerimiz, içtiklerimiz, ilaç olarak kullandıklarımızın yanında yaşayan canlı bir organizma olarak bedenimizde metabolizma artığı olarak oluşan toksin denilen maddelerin uzaklaştırılmasını, sağlığı kazanılmasını ve korunmasını sağlar.
 
Bağışıklığın Güçlenmesi, Vücut Direncinin Artması
 
Bireylerde sağlıklı halin devamlılığı ozonla sağlanabilir. Ozon uygulaması vücut direncini arttırır ve bağışıklık sistemini güçlendirir. Böylelikle enfeksiyon hastalıklarından korunma sağlanırken hastalığa yakalanmış kişilerin de kısa sürede hastalığa atlatması sağlanmış olur. Multiple skleroz romatoit artrit Chron-Çölyak hastalığı gibi çeşitli otoimmun grup hastalıklarda ozon tedavisi yarar sağlamaktadır.
 
Estetik
 
Boyumuza ve yaşımıza uygun tartıda olmayabiliriz. Tartı olarak dengeli olunsa da tüm dokuların yanında derimiz arzu ettiğimiz durumda olmayabilir. Ozon tedavisi insan vücudunda yarattığı etkiler aracılığıyla tartı sorunlarına yarar sağlayabilmektedir. Ayrıca özellikle ozonun içeriği olan yüksek enerjili oksijen sayesinde deri hücrelerinin canlanması, gençleşmesi yoluyla esneklik, gerginlik sağlar. Ozon sellülit tedavisinde de etkilidir. Ciltte biriken yağ asitleri ile etkileşerek yağ zincirlerinin kırılmasına ve vücuttan atılmasına neden olur. Ayrıca alyuvarların oksijen taşıma kapasitesini arttırarak kılcal damarlardan kan akımının düzelmesi ile yağ dokusu hücrelerinin metabolizmaları normal hale döner. Yapılan çalışmalarda ozon uygulaması sellülitin geleneksel tedavisinden daha etkili olmaktadır.
 
Kendini İyi Hissetme
 
Ozon tedavisi gören insanların tamamına yakını tedavi sonrası kendini iyi hissettiğini ifade etmektedir. Yüksek enerjili oksijen insanların kendilerini zinde ve sağlıklı olarak hissetmelerini sağlamaktadır. Bu yalancı bir hissediş değil tedavi sonrasında da devam eden bir durumdur.
 
Kronik Yorgunluğun Giderilmesi
 
Günümüzde birçok kişi kendini sürekli yorgun, bezgin ve halsiz hissetmektedir. Kronik yorgunluğun giderilmesi de ozonla mümkündür. Ozonun verdiği etki ile yorgunluğa neden olan kimyasal reaksiyonlar önlenmektedir. Kan ve dolaşım sistemine olan etkilerle çalışma ve yaşam temposunda herhangi bir değişiklik olmadan da insanlar bu sorunlarından kurtulabilmektedir. Yüksek enerjili oksijen, insanların kendilerini zinde ve sağlıklı olarak hissetmelerini sağlamaktadır. Bu geçici bir his değil, tedavi sonrasında da devam eden bir durumdur.
 
Dolaşım Bozuklukları
 
Damarların çeşitli nedenlere bağlı olarak daralması veya tıkanması sonucu ortaya çıkan hastalıklarda klasik tedaviye ek olarak veya tamamlayıcı olarak kombine kullanılabilmesidir. Daralan ve tıkanan damarlar ozon tedavisi ile açılırken hem bir yandan yeni damarlar oluşmakta hem de daha önce yetersiz kan akımı nedeniyle beslenemeyen dokular kanlanarak beslenmektedir.
 
Ozon oksijenlenmeyi yükseltmek, dokulara gereksinmesi olan glikoz ve ATP enzimi gibi maddelerin taşınması yeni damar oluşumunun artması, dokunun yenilenmesi kemik iliğini uyarıcı etkici, nörohumaral cevabın tetiklenmesi gibi etkileri yoluyla kalp enfaktüsü, beyin enfaktüsü ve beyin kanaması hastalarında mevcut tedavilere ek olarak uygulanması ile yarar sağlamaktadır. Gangren olmuş dokular ozon tedavisi ile iyileştirilebilmektedir. Amputasyona ( kesilerek alınma ) karar verilmiş hastaların ozon tedavisi sonrası bu ameliyatların gerekliliği ortadan kalkmakta veya düzeyi azalmaktadır.
 
Anti-Ageng Ve Yeniden Canlanma
 
Yaşlanma ve yaşlanmanın etkilerinin geri alınması bedensel ve ruhsal anlamda daha sağlıklı zinde olmak ozonun getirdiği yararlar arasındadır. Ozonun kırmızı ve beyaz kan hücrelerinin metabolizma aktivasyonu sonucu genel iyilik hali sağlar ve tedavi uygulanan hisler kendilerini yenilenmiş hissetmektedir. Ayrıca ozon fiziksel performans ve dayanıklılığı arttırmaktadır.
 
Yaşlılık Döneminde Ozon
 
Hücreler insanlar gibi solurlar. Bunun için hücre seviyesindeki ortamda oksijen moleküllerinin bulunması şarttır. Yaşlanma sebebiyle uzun süredir yeterince oksijenlenmeyen hücreler ozon tedavisinden sonra artan fonksiyonlarını daha yüksek oranda gerçekleştirebilmektedirler. Fizik kapasitede kendilerini gösteren beyindeki dolaşım bozukluklarında olumlu etkileri mevcuttur. Bunlara ek olarak ozon tedavisi yaşam kalitesini arttırmak için kullanılmaktadır.
 
                                                                                 

                                                              MEDİKAL OZON TEDAVİSİ UYGULAMA ŞEKİLLERİ
 
Major Otohemoterapi: Ozon tedavisinde en çok kullanılan pratik ve ağrısız bir uygulamadır. Özel steril bir düzenek yardımıyla hastadan gerekli miktarda ( 50-150ml ) kan yavaşça alınır. Alınan kan ozonla karıştırıldıktan sonra steril set içinde kapalı devreden tekrar hastaya geri verilir. Ozon kırmızı ve beyaz kan hücrelerini oluşturan spesifik maddelerle hızla reaksiyona girerek yaşamsal aktivitelerini ve metabolizmayı arttırır.
 
Minör Otohemoterapi: Hastadan alınan kan ( 3-5ml ) belirlenmiş dozda ozonla karıştırılır ve kas içine ( intramüsküler ) enjekte edilir.
 
Torbalama, Poşetleme ( Bagging ): Ayak, kol gibi uzuvlar özel bir poşete geçirilir. İçeriye ozon verilerek cildin emmesi sağlanır
 
Kupalama ( Capping ): Torbalama yöntemine uygun olmayan gövde, baş gibi beden bölgelerine uygulanır. Tedavi edilecek bölge yarım küreye benzer kapla kapatılır. Kabın diğer tarafındaki deliklerden birinden ozon verilir diğerinden geri emme işlemi gerçekleşir.
 
Ozon Enjeksiyonu: Ozon enjektör ile tedavi edilecek bölgeye verilir. Eklem içi, omurlar arası gibi tedavi edilmek istenen bölgeye doğrudan ozon enjeksiyonu yapılmasıdır. Ayrıca doku ve adalelerin belirli bölgelerine ağrı tedavisi gibi çeşitli amaçlı ozon enjeksiyonları yapılmaktadır.
 
Ozonlu Su: Diş Hekimliği ve cilt yaralarının tedavisi gibi çeşitli amaçlarla ozonlu su kullanılmaktadır. Özel cihazlar yardımıyla üretilen ozonlu su mide ülserlerinin tedavisi gibi tedavilerde içilebilmektedir.
 
Ozon Sauna: Tek kişilik kullanım için yapılmış özel saunalardır. Hastanın başı dışında tüm bedeni içinde kalacak şekilde kapaklı bir odacıktır. Sıcak buhar ile birlikte ozon verilir. Deri ile temas eden ozon ciltteki gözeneklerden emilir. Bu amaçla kullanılacak ozon saf oksijenden elde edileceği gibi soluduğumuz ortam havasından da elde edilerek ozon hava karışımı olarak da uygulanabilir. Yaklaşık 15-20 dakika süren bir tedavidir. Bu tedavi hastaya yaklaşık 400-500 kcal enerji kaybettirir. Bu nedenle uygulama sonrası bir süre dinlenme gereksinimi doğabilir.